EglenceMax Paylaşım Forumu
EgleneMax Foruma Hoş Geldiniz.



  • Forumumuzun Gelişebilmesi için Lütfen Üye Olunuz ve Paylaşımlarda Bulununuz.


  • Forumumuzu Arkdaşlarınıza Öneriniz.


  • Konu Paylaşımlarında Bulunursanız Yetkili Bile Olabilirsiniz.


  • Sitemizde Grafik Desteği Bulunmaktadır.
[center]>>>LÜTFEN FORUM ÜYE OLUNUZ<<<
>>FORUMU ARKDADAŞLARINIZA ÖNERİNİZ<<<

[/center]

EglenceMax Paylaşım Forumu


 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  Oyun Salonu  
Forum Kurallarını Okumak İçin TIKLAYIN   Yönetim Kadrosunu Görmek İçin TIKLAYIN   Sende Yönetime Katılmak İstiyorsan   TIKLA   Kırık Link Bildirimi İçin TIKLAYIN    Hide Eklentisi İçin TIKLAYIN    Ayın Üyesini Görmek İçin TIKLAYIN   Yetkimi Ne İçin Aldınız ? Tıklada Gör !



Paylaş | 
 

 Helal ve haramlar > Neleri kullanabiliriz > Organ bağışı ve nakli

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Forum Yöneticisi
Forum Yöneticisi
avatar


Cüzdan
Altın Altın: SınırsıZ
Para Para: SınırsıZ

MesajKonu: Helal ve haramlar > Neleri kullanabiliriz > Organ bağışı ve nakli   Perş. Ocak 21, 2010 12:39 pm

Organ bağışı ve nakli



Sual: İnsanların organlarını, kanını satmak veya kullanmak haramdır. Üstelik, (Haramda şifa yoktur) hadisiyleharamla
tedavi de caiz olmadığına göre, organ nakli nasıl caiz olur? Bir de,
Müslüman birinin organı kâfire takılsa ahirette, o organ nasıl cevap
verecektir?
CEVAP
İnsan organları mülk olmadığı için,
satılamaz, bağışlanamaz; fakat zaruret halinde kullanılması için izin
verilir. İzin verilince, organı paralı veya parasız almak ve zaruret
halinde kullanmak caiz olur.

Müslüman ve uzman bir doktor, bir
hasta için, diri veya ölüden organ naklinden başka çare olmadığını
bildirdiği zaman, organ nakli caiz olur. Din ayrılığı gözetilmez. (El-Hedyül-İslami)

(Ameliyat edilen insan eziyet görmüş olur. Eziyet ise haramdır. Şu hâlde ameliyat haramdır) da diyenler çıktığı gibi, (Peygamber, “Ölünün kemiğini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir” buyurduğu
için ölünün karnını kesmek, dirinin karnını kesmek gibi haramdır.
Ameliyat edilene ve organı alınan ölüye böyle eziyet edilince de, “Müslümana eziyet eden, bana eziyet etmiş olur. Bana eziyet eden de Allaha eza etmiş olur” hadisine göre, Allah’a eziyet edilmiş olur) da diyenler olmuştur. Hâlbuki âlimlerimiz, (Bir organı kurtarmak, hayatı kurtarmak gibi zaruridir) buyuruyorlar.

Zaruret
olunca birçok yasaklar mubah olur. Ölünün de, dirinin de, bir yerini
kesmek haramdır, ona eziyettir; fakat zaruret olunca, bu haramlık
kalkar; çünkü dinimizde, (Zaruretler, yasak olan şeyleri mubah kılar) kaidesi vardır. (Mecelle)

İnsanın
parçalarını, mesela saçını, böbreğini, sütünü zaruretsiz kullanmak,
satmak haramdır; fakat zaruret olunca, bu parçaları kullanmak, yani
organ nakli caiz olur. (İ. Ahlakı)

Ölmüş bir kimsenin bir
organını kesmek de ölüye eziyettir. Ancak kesilen organ, bir Müslümana
verilecekse, ölü bundan dolayı zevk alır. Bir kimse, birine iyilik
etmek için çok yorulsa, yorulmasından şikâyet etmez, aksine, (Hizmet ettim, iyilik ettim)
diye zevk alır. Parasını kaybeden kimse, üzülür; fakat bunu isteyerek
bir hayır kuruluşuna, bir fakire veren kimse ise buna sevinir. Çünkü
kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. İşte bunlar gibi, kurbanlık koyun
da, bir Müslümana faydam oldu diye sevinir. O acı, ona zevk verir.
Hâlbuki hayvana da eziyet etmek haramdır. Hem de, insana eziyet
etmekten daha büyük günahtır. Demek ki, dinimize uygun hareket
edilince, eziyet edilmiş olmuyor; aksine faydalı iş yapılmış oluyor.

Ölüm
acısı, dünya acılarının hepsinden daha acıdır. Bir kimse uyku hapı
içerek veya narkozla her tarafı uyuşturulduktan sonra da ölse, çok
şiddetli olan ölüm acısını duyar; fakat mücahidler, kurşun yağmuruna
tutulsa, bu acıyı duymaz. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Şehid, ölüm acısını duymaz.) [Beyheki]

Çocuğun
yaşayacağı ümit edildiği zaman, çocuğu annesinin karnından çıkarmak
için, ölmüş olan annesinin karnını yarıp ameliyatla almak caizdir;
çünkü müctehid âlimlerin en büyüğü olan İmam-ı a’zam hazretleri,
bu sebeple, ölmüş bir kadının karnının yarılmasını ve çocuğun
çıkarılmasını emretmiş, kurtarılan çocuk uzun seneler yaşamıştır. (Eşbah s.123)
[Ölüye eziyet olur diye, annenin karnı yarılmaktan vazgeçilmemiştir.
Cahiller, imam-ı azam hazretlerine, ölüye eziyet etti diye ateş
püskürse de, o anne, yavrum kurtuldu diye ne kadar çok sevinmiştir.]

İmam-ı
a’zam hazretlerinin bu uygulaması, ameliyat ederek hastanın veya ölünün
bir yerini kesmenin, yani ölünün karnının yarılıp böbrek veya başka
organın alınmasının, yani organ naklinin caiz olduğunu, göstermektedir.

(Müslüman birinin organı kâfire takılsa, ahirette o organ nasıl cevap verecektir? Müslümanın organı Cehennemde nasıl yanar?) deniyor. Hâşâ, Allahü teala âciz değildir.

Her
insan, aynı boy ve şekilde; fakat başka zerrelerden yapılmış bir
bedenle mezardan kalkacaktır. Şimdiki beden, çürüyüp toprak olacaktır. (Kimya-i Saadet)

Cevap verecek olan, çürümüş organ değil, başka organdır. Nakledilen organ bile olsa, (Ben Müslümandayken şu iyilikleri yapıyordum, kâfire takılınca, şu kötülükleri işledim) diyemez
mi? Allahü teâlânın hesap görmesinde hiç âcizlik, yanlışlık olur mu?
Organların konuşacakları Kur’an-ı kerimde bildirilmektedir. (Nur 24, Yasin 65)

Bir
insan yanmakla yok olmaz. Sadece aletleri elinden alınmış olur.
Ahirette ona verilen yeni aletlerle, Müminse Cennete, kâfirse Cehenneme
gider.

Ruh, kendisine verilen vücut sayesinde, ya nimete kavuşur
veya azaba mâruz kalır. Ruhun mahiyetini bilmeyen veya Allahü teâlânın
kudretinden şüphe eden kimse, insanın yanınca yok olduğunu, kabir suali
ve kabir azabının olmadığını zanneder. Hâlbuki hadis-i şerifte, (Kabir azabı haktır) buyuruldu. (Buhari)

Zaruret
olunca haram bir şey ilaç olarak kullanılıyor ve şifa hâsıl olabiliyor.
Zaruret olunca haram mubah hale geliyor. Mubahtan şifa hâsıl oluyor.
Haram olarak değil, mubah hale geldiği için şifa hâsıl oluyor. Haram
olan şarap sirke haline dönüşünce kullanılması mubah olur. Böbreği
olmayana, birinin böbreği takılınca, şifa hâsıl oluyor, böbrek
çalışıyor. Bu iş mubah olmasaydı, (Haramda şifa yoktur) hadis-i
şerifi, hâşâ yanlış olurdu. Bu işte şifa görüldüğüne göre, haram mubah
hale gelmiş oluyor. Bu inceliği anlamayan kimseler, haramda şifa olmaz diyerek organ veya kan nakline haram demek cahilliğinde bulunuyorlar. İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
Nihaye, Haniyye ve Tehzib kitaplarında,
(Müslüman, uzman doktor, şifa vereceğini ve başka ilacı olmadığını
söyleyince, hastanın idrar, kan içmesi, leş yemesi caiz olur. Şarap da
böyledir denildi. Ölümden kurtulmak maksadıyla olunca, sözbirliğiyle
helal olur)
yazılıdır. Feth-ul-kadir kitabında, (Müslüman,
uzman doktor, kadın sütünün muhakkak iyi geleceğini ve başka ilacı
olmadığını söylerse, hastanın, kadın sütü içmesi ve satın alması caiz
olur) yazılıdır. (Redd-ül-muhtar c.5 s. 249, c.4 s.215)

Açıkça
görülüyor ki, içilmesi haram olan kadın sütünün, kanın veya idrarın
hastaya iyi geleceği biliniyorsa, içilmesi mubah oluyor ve mubah olduğu
için de, (Haramda şifa yoktur) hadis-i şerifinin kapsamına
girmiyor. Kan içmek veya kan alıp vermek haram olduğu halde, bu
şartlarla mubah oluyor. Organ nakli de bunun gibi caiz oluyor.

Böbrek nakli
Sual:
(Böbrek
nakli yapılınca, böbreği alınanın vasıfları böbrek nakledilene geçer,
mesela böbrek sahibi cimriyse o kişi cimri olur, dinsizse dinsiz olur)
deniyor. Böyle bir şey var mı?
CEVAP
Bu kesinlikle doğru
değildir. İnsan, ruh demektir. İşiten ve tasarruf sahibi olan, ruhtur.
Çalışmakla beden yorulsa da, ruh yorulmaz. Ruhta azalma çoğalma olmaz.
Mesela, kolu kesilenin ruhundan kesilme olmaz. Başkasının yüreğiyle
yaşayan kimsenin ruhunda değişiklik olmadığı için, ahlaksız kimsenin
yüreğinin, bu adama hiç tesiri olmaz. Kalble yürek aynı şey değildir.
Yürek denilen et parçası, hayvanda da bulunur. İnsana mahsus olan
kalbe, gönül denir. Gönül görünmez; fakat tesirleriyle anlaşılır. Kalb,
elektrik cereyanı, yürek de ampul gibidir. Ampuldeki elektriği, ampul
ışık verdiği zaman anlıyoruz. Elektrik gibi, kalb de madde değildir,
bir yer kaplamaz. Yürekte eserleri görüldüğü için, kalbin yeri yürektir
denir. Yürek değiştirmek, sanki ampul değiştirmeye benzer. Ampulün
değişmesiyle şehir cereyanında azalıp çoğalma olmadığı gibi, yüreğin
değişmesiyle, kalb kuvvetinin tesiri değişmez. Yeni takılan yürek, daha
iyi çalışır. Mesela kırılmış veya 40 vatlık bir ampulü çıkarıp yerine
100 vatlık bir ampul takılırsa verdiği ışık çoğalır; fakat şehir
cereyanında bir değişiklik olmaz. Yanmakta olan bir ampul sökülünce,
yani cereyanla olan irtibatı kesilince, cereyanın bir miktarı kesilmiş
olmaz. Başka bir ampul takılırsa onun da ışık saçmasına sebep olur. İyi
kimsenin yüreği, fâsık veya kâfire takılınca, o kimsenin kalbi yine hep
günah işlemek ister, kötü düşünür. Tersine, fâsığın yüreği iyi kimseye
takılırsa, o kimsenin kalbi yine günah işlemek istemez, hep iyi
düşünür. Yüreğin manevi bir fonksiyonu yoktur. Öldükten sonra çürüyüp
gider. Yansa da fark etmez; çünkü insan ruh demektir. Beden değişir,
ruh değişmez.

İnsan, ruhu sayesinde yaşar. Aklı, düşüncesi, ruhu
sayesinde vardır. Vücudun organları, marangozun aletleri gibidir. İnsan
ölünce, aletleri çalışmadığından, ruh bu aletlerle iş yapamaz; fakat
ruh ölü olmadığı için insanları tanır. Hatta ölmüş evliyanın ruhları
insanlara yardım eder. Bu yardımı, bedenindeki aletlerle değildir.
Allahü teâlâ ruhlara, aletsiz de iş yapma özelliğini vermiştir. Vefat
eden Hızır aleyhisselamın ruhu çok kimseye çeşitli yardımlar
yapmaktadır.

Bir mümine, bir kâfirin bütün organları takılsa, o
insanın aklında, düşüncesinde değişiklik olmaz. Marangozun eski
aletleri yerine, yeni aletleri gelmiş demektir. Alet değişmekle,
marangozdaki bilgi, kabiliyet değişmez. Kesmeyen bir testere yerine,
iyi kesen bir testere gelirse, daha kolay iş yapar. Görmeyen gözün
yerine sağlam göz takılırsa görür. Kanı, kalbi, beyni de değişse, yine
düşünceye tesir etmez. Sağlam organ takılmışsa, daha kolay iş görür. İş
gördüren ruhtur. Bir insan ölmekle veya yanmakla ruh yok olmaz. Sadece
aletleri [bedeni] elinden alınmış olur. Ahirette ona yeni aletler yani
yeni bir beden yaratılır.

Zaruret varsa
Sual:
Zaruret olunca, böbrek nakli caiz mi?
CEVAP
Evet. Ayrıca ameliyatlar başarılı olduğu için caizdir.

Yürek nakli
Sual:

Şarkıcı bir kadın, bütün organlarını bağışlıyor; fakat yüreğini
bağışlamıyor. Gerekçe olarak da, (Allah, bütün organları senin emrine
verdim, istediğin gibi kullan, ancak yürek bana ait dediği için
yüreğimi bağışlamıyorum) dedi. Böyle bir şey var mı?
CEVAP
Halk
arasındaki bu sözün aslı yoktur. Organ nakli açısından yürek ile
böbreğin farkı yoktur. Bütün organlarımız, Allahü teâlânın bir
emanetidir. Hiçbirini günah işlemekte kullanmamalıdır! Günahta
kullanmak emanete hıyanet olur.

Kan satıp almak
Sual:
Kan satmak günah olduğu gibi, ihtiyaç halinde kan satın almak da günah mıdır?
CEVAP
Kan
ve insanın bütün organları dinen mal olmadığı için alınıp satılmaz.
İhtiyaç olunca, kullanılmak üzere kan verilebilir. Kan ve organ satana
günah olursa da, zaruret varsa, alana günah olmaz.[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]



[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

••●●●[[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]][[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]][ [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] ] ●●●••
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://graphicmax.yetkin-forum.com
 
Helal ve haramlar > Neleri kullanabiliriz > Organ bağışı ve nakli
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
EglenceMax Paylaşım Forumu :: ]|I{•------» (Genel Kültür Bölümü) «------•}I| :: Dini Bilgiler Bölümü-
Buraya geçin: